“…OKU…
Ya hayrı söyle ya da sus…
Güzel bir söz sadakadır…
Bir hayra vesile olmak o işi yapmak gibidir...
Bir insana hizmet etmek bütün insanlığa hizmet etmek gibidir…”
İlk İlahi emir okudur ki okumak da yazmak gibidir.
Fiiliyatın, çalışmanın, düşüncenin, insana dokunmanın, şekilden öte insan olmanın, dünyaya
ölümsüz hoş sada bırakmanın ve ahirete de kişinin kendini kurtaracak ölümsüz eser götürmenin bir noktada menşei samimiyet ve sadakatle örülmüş okumaktır, yazmaktır,
ilimdir, öğrenmektir, öğretmektir, hitap etmektir. Allah’a kul olmanın gereği de budur…
Öyle ki okumak, yazmak, öğrenci-talebe olmak, ilim tahsil etmek; öğretmen-hoca- muallim-muarrif …olmak bedenen yapılan işten daha önemli ve elzemdir.
Zira birçok kişi okuyamama nedeniyle ilim ve irfanı tamamlayamamak, başarılı olamamak gibi nedenlerden dolayı ya okula gitmezler; eğitimleri-öğretimlerini bitiremedikleri için
beden ile alakalı fiziksel işlerde çalışırlar; ya da çalışmak zorunda kalırlar.
İlim, irfanla uğraşmak, hitabet, yazmak gibi konular farkındalıktır, özellikli olmaktır.
Araştırmacı yazar, makale yazarı olmak da ayrı bir bilgi, birikim, liyakat istemektedir.
Daha ötesi yazmak, yazar olmak insana dokunmanın, iyilik yapmanın, bilgi sunmanın, uyarmanın, iletişimin, hoş sadanın, güzelden, hayırdan, etkileşimden… haberdar olmanın bir başka şekildeki ifadesidir. Bunlarla birlikte araştırmacı, makale
yazarlığı bir meziyettir, meslektir.
İlmi hak için samimiyet, sadakat içerisinde yapmak, insana hizmet etmek en iyi ibadetlerden bir tanesidir demek yerinde olur.
Bu meslek değişik zamanlarda, zeminlerde, asırlarda hep ölümsüz olmuştur.
Dolayısıyla bu çalışmanın da iyi ve kötü yönleri vardır.
Bir diğer nokta kim adına ve nerede en basit bir ifadeyle yazma, okuma ve anlatma işleminin yapılmasıdır. Bir noktada amaç, hedef, niyet, faaliyet de bir o kadar önemlidir.
Basın, yayın; iletişim, haberleşme, etkileşim günlük hayatımızın temel ihtiyacıdır.
Basın, yayın; iletişim, haberleşme, etkileşim dün de çok önemliydi, bugün de yarın da
çok önemli olacak.
Basın, yayın; iletişim, haberleşme, hitabet, eğitim, öğretim, yazmak…sözlü, yazılı,
görsel gibi çok yönleri olan bir alandır ki basın, yanın, medya, sosyal medya TV;
gazete, dergi, radyo, dijitalleşme, yapay zekâ ile artık ayrı bir süreç içirişinde yer
almaktadır.
Bu alanda çalışan enleri kalemleri, beyinleri, akılları, kalpleri, yapay halde olanları da unutmamak gerekir.
Bir de bu işi hak adına yapanları da unutmamak gerekir. Bundan takriben üç sene
önceydi.
Sevgili Dostum, Başkan Metin Kösedağ’ın özel daveti için Anadolu Net
TV’nin açılışında bulunmak üzere, tarihe not düşmek adına İdareci ve Bürokratlar
Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak Kayseri’ye gelerek Anadolu Net TV’nin
o güzel açılışına tanık olmak nasip olmuştu.
Biz Birlikte Güçlüyüz sloganı ve Biz Birlikte Güçlüyüz ruhu ile iddialı olan hem de
NET ANADOLU TV’nin çatısı altından vatan sevgisi ile yoğrulan vatana, Türkiye’ye, Anadolu’ya, Atayurt’a, dünyaya, insanlığa dokunmak için vira Bismillah demiştik ve güzel çalışmaları da takdirle izlemek de ayrı bir zevk…
Şimdi de nerede kalmıştık diye tekrar ANADOLU NET TV’den geride ölümsüz eserler, hoş bir sada bırakabilmek temenniyle tekrar selamların güzeli ile olan Allah’ın selamı ecdattan günümüze kadar yaşayan ve yaşayacak olan benden size zarar gelmez anlamı ile merhaba …

